Yazılar
Social-media-logos[1]

140: Geleneksel Medyanın Dönüşümü

Geleneksel haberi bulma, haberi takip etme ve yayınlama alışkanlıklarımız değişmeye zorlanıyor. Bir hikâyenin peşine düşmek veri ağlarını taramaksızın artık neredeyse mümkün değil. Kişilerin, kurumların, olayların internetteki ayak izlerini takip etmek haberciliğin ve muhabirliğin de çehresini dönüştürmek üzere.

Sosyal medyanın bize sağladığının yalnızca ilkokul arkadaşlarımızı bulmaktan ibaret olmadığında kimsenin neredeyse hiç şüphesi yok. Birçok sosyal paylaşım platformunda ağlar üzerinden bilgiye ve aslen olay yerinden ve birincil kaynaktan sağlanan veriye erişimimiz daha hızlı hale geldi. Türkiye’de bu süreç şimdilik tek taraflı işliyor; yurttaş gazeteciler, eylemlerden, olaylardan ve polis müdahalelerinden canlı yayınlar, tweetler aracılığıyla güncel bilgiyi dolaşıma sokuyor. Bu veriyi karşılayan ise yerleşik medya kurumları değil, okurun bizatihi kendisi…

Gazeteciliği bir aktivizm biçimine dönüştüren yurttaşların hareketi yerleşik medya kurumlarının alışkanlıklarını dönüştürmeye başlamak üzere. Bu dönüşüme direnenlerin cevapları ise “Twitter’dan gazetecilik yapılır mı?” sorusuyla başlıyor. Halkın haber alma hakkı odaklı baktığımızda ve sosyal medyayı editöre ihtiyaç duymayacak, dezenformasyon üretmeyecek biçimde kullandığımızda bu soruya “evet” dememek için önümüzde herhangi bir engel yok. Editörler ve genel yayın yönetmenlerinin olmadığı mecralarda haber üretiminin özgürlüğü ise yadsınamaz.

Yerleşik medyanın sosyal medyaya bakışındaki diğer vurgu ise internetteki bilginin güvenilmezliği üzerine. Bilgi kirliliği yaratmakta oldukça elverişli bu araçların kendi ürettiği yanlış bilgiyi doğrulama, tekrar bozma ve tekrar doğrulama mekanizmalarını anlayamayan bu bakış açısının, sosyal medyadaki fotoğraf, video ve bilgiyi doğrulayabileceği dijital araçlardan da haberinin olmadığını, ayrıca bunun zahmetine de girmeye lüzum görmediğini biliyoruz.

Bu iki sorunun tartışmasına girmeksizin sorunun etrafından dolaşarak kendi muhafazakârlıklarında çırpınan, alışkanlıklarını yıkamayan bu yerleşik kurumların sansür mekanizmalarını da nasıl dimdik ayakta tuttukları aşikar. O halde yurttaş gazeteciliğinin, yurttaş gazeteciliği odaklı bir haberciliğin ve nihayet mobil muhabirliğin vazgeçilmez olduğu, devamlı bir gelişme içerisinde olduğu ve bahsi geçen yerleşik kurumları dönüştürecek gücü de toplamakta olduğu söylenebilir.

Yeni medyayla yerleşik kurumların bu kafa kafaya gelme süreçlerini en yakın Berkin Elvan’ın cenazesinden sonra Okmeydanı’ndaki çatışmalar sürerken gördük. O birkaç gece, haberi ‘Twitter’dan habercilik yapılamayacağını’ söyleyip duranlardan değil, akıp giden zaman tünellerimizden alıyorduk. Yanlış bilgi ya kendini doğruluyor ya da bizim güvensizliğimizle doğrulanmaya muhtaç bırakılıyordu. Twitter gibi sosyal medya araçlarında, haberin doğrulanması için okurdan gelen tepki, yerleşik kurumlardan çok daha demokratik ve okur yanlısı bir şekilde karşılık buluyor. Okur Twitter’a haber geçecek kişileri talepleriyle, hashtagleriyle, TT listeleriyle olay yerine yönlendiriyor. Olay yerinden gelen haberin güvenilir olduğunu düşünüyorsa dolaşıma girmesinde pay sahibi oluyor, yani aslında haberin üretim sürecine katılım sağlıyor. Eğer bilginin güvenilmez veya yanlış olduğunu düşünüyorsa istediği an bir reaksiyon geliştirebiliyor. Gerek kaynağın güvenilmezliğini vurgulayarak gerek bilginin düzeltilmesi için çağrıda bulunarak. Ana akımın veya yerleşik medya kurumlarının tahayyül edemeyecekleri bir katılım-eleştiri-etkileşim sistematiği dönüyor.

Bir haberi haber yapan unsurları, gazetecilik etiğini ve ilkelerini elinizde tuttuğunuz bu gazetenin yaprakları arasında, her gün okuduğunuz internet gazetesinin piksellerinde hissettiğiniz kadar atılan bir tweette de hissedebiliyorsanız ve haber alma hakkımızı teslim etmek amacıyla yapıldığını düşünüyorsanız Twitter’dan habercilik yapılamayacağına ilişkin önyargılarınızı gözden geçirmenin vakti gelmiş de geçiyor olabilir.

Solfasol Mayıs 2014 sayısında yayınlandı.

Share this Story
  • Social-media-logos[1]
    Yazılar

    140: Geleneksel Medyanın Dönüşümü

    Geleneksel haberi bulma, haberi takip etme ve yayınlama alışkanlıklarımız değişmeye zorlanıyor. Bir hikâyenin peşine düşmek veri ağlarını taramaksızın artık neredeyse mümkün ...
Load More Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Özgeçmiş


Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. 2009'da bir yerel gazetede muhabir olarak gazeteciliğe başladı. 2011 yazında Bianet'te yaptığı stajın ardından aynı yıl Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi'nin yürütmekte olduğu Mülteci TV haber sitesinin editörlüğünü yaptı. 2013 yazında BBC Türkçe'de stajını yaparken mobil habercilik, dijital medya ve gazeteciliğin geleceği gibi konularla tanıştı ve bu alana yöneldi. Gazeteciler için dijital veriyi doğrulama teknikleri, veri gazeteciliği, gazeteciler için sosyal medya ve arama pratikleri gibi konularda araştırmalarını sürdürüyor.

Yayında!

Ekran Resmi 2015-09-10 12.36.31

Doğrulama El Kitabı CNN Türk’te

Youtube Kanalına Abone Olun