Doğrulama, Yazılar
image

Sosyal Medya Trajedisi: Yanlış Bilgi ve Özgecan Aslan

mersin’de 3 erkek tarafından yakılarak öldürülen bir kadın hakkında (olayın kendisi yeterince acı ve üzücü değilmiş gibi) tecavüze uğradığına dair de sosyal medyada hızla bir paylaşım furyası başladı. sizin benim gibi biri kendi kendine haberleri okurken diyor ki: “ulan bu şerefsizler bu kızcağıza tecavüz de etmiştir”. sonra paylaşımını bu şekilde yapıyor. hemen ardından bu algısını viralliğe de taşıyor.

haber sitelerinde tecavüze dair bir bilgi ben göremedim -belki gözümden kaçmıştır ama anladığım kadarıyla daha otopsi sonucu açıklanması için bile erken. tecavüz iddiası doğruysa zaten haber sitelerinin başlıkları şöyle olmayacak mıydı: “o kızı önce çalılığa aldılar ve…” “bu kıza yaptıklarına inanamayacaksınız önce tecavüz ettiler sonra…”

işte yanlış bilgi, doğrulanmayan bilgi böyle yayılıyor. hepimiz de şunun bir aracı oluyoruz: o kadının ailesinin ızdırabını arttırmanın, bu paylaşımı gören psikolojisi kırılgan birini depresyona sokmanın, bu ülkede yaşamaya lanet ederek güne başlayan birinin etrafındakilere ya da kendisine psikolojik/fiziksel zarar vermesinin…

olayın kendisi yeterince trajik gelmiyor ki hikayeye bir de tecavüz kurgusu ekleniveriyor. kadınlar her gün tecavüze uğruyor. her gün öldürülüyor. neden var olan hikayelerin trajedisi yetmiyor? 2 kat 3 kat trajedi olmadan fısıltılar gürültüye dönüşmüyor mu yoksa?

o ilk paylaşımı yapan da yukarıdaki başlıkları atan atmaya yeltenen medya da, bu caniliğe tanık olup sessiz kalan da, bu viral döngünün içinde kendini bulan trajedi-sever sosyopat da, her yakın zulmün küçük hisseli uzak ortağı.

bu yazı yayınlandıktan bir süre sonra otopsi raporu çıkacak. o rapor kadına tecavüz edildiğini doğrulasa da bu yazının savunduğu şey değişmeyecek: doğrulanmamış veya öngörüler/tahminler üzerinden yayılan bilgi bizi daha da sağlıksız kılıyor.

edit 16:27 – al jazeera ve dha’nın haberine göre: “Yola devam edip midibüsü tenha bir yerde durduran Suphi A.’nın tecavüze kalkıştığı Özgecan, yanında taşıdığı biber gazını sıkarak karşı koydu. Boğuşma sırasında Özgecan, Suphi A.’nın yüzüne tırnaklarını geçirip direndi. Şoför Suphi A., bıçağını çıkarıp Özgecan’a defalarca sapladı ardından araçta bulunan demir çubukla vurarak öldürdü.”

Share this Story
Load More Related Articles

8 Comments


  1. sispus

    14 Şubat 2015 at 20:01

    başka bir şey diyebilirdin, mesela tecavüz ve cinayet erkeklerin fantazilerini süslüyor aslında, “orada” neler olmuş olabileceğini tahmin etmeye çalışıyorlar diyebilirdin. ama aileyi ‘penetrasyonun’ olmaması zerre rahatlatacak bir şey değil. hırsızlık olsaydı, belki dediğin doğruydu, ama kızına tecavüz etmeye kalkışan ve onu öldüren erkeklerin varlığı yeterli, penetrasyon olmamış diye daha az acı çekmeyecekler. tecavüz ‘gerçekleşmemiş’ değil, tecavüzü penetrasyonla eşitlemek biraz ergen tavrı oluyor.

    Reply

    • sispus

      14 Şubat 2015 at 20:02

      tecavüz bir cinsellik türü değildir, bir saldırıdır.

      Reply

  2. suspus

    15 Şubat 2015 at 00:46

    herşeyi iyi hoş demişsin de sizin şuanki başlıkta olayda tamamen yanlış bilgisi var anlamı taşıyor senin yaptığğında onlarınkinden pek farklı değil 🙂 ama zekice

    Reply

  3. deniz

    15 Şubat 2015 at 17:48

    Yargıyla paralel kurduğun mantığa göre tecavüz olmayabilir, tamam. Bu noktada yapılması gereken bu yazıyı yazmak ve tecavüzü varsayanlara ‘trajedi sever sosyopatlar’ demek mi yoksa tecavüze teşebbüsün de yargının/adli tıbbın tanımladığı anlamdaki tecavüz eylemi ile aynı cezayı almasını savunmak mı? Şimdi otopside tecavüz çıkmasa bak hepiniz yanlış biliyorsunuz, oltaya geldiniz, galeyana geldiniz mi diyeceksin? Yine de yargının bu katillere tecavüz suçundan da ceza vermesi gerektiğini düşüneceğim ben. Gerçekten bu ‘nesnel’ düşüncelerin temelinde kendiliğinden bir etik olmadığını; tam da devlet aklının kurduğu düzene göre doğruyu, yanlışı, gerçeği, sosyopatı ve tecavüzü tanımladığını fark etmeni dilerim.

    Reply

  4. Şeyma Başar Kılıç

    16 Şubat 2015 at 15:32

    tüh tecavüz edemeden öldürmüşler mi demeliyim yazıyı okuyunca niyet etmiş bi kere kız kendini korumak için çaba göstermese ölmeyecekmiş tecavüzle sınırlı kalacaktı belkide şimdi direnmeyin kızlar tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya çalışın algısımı oluşturmaya çalışıyosunuz yazınızla anlayamadım….

    Reply

  5. deniz

    18 Şubat 2015 at 02:57

    fb paylaşımların public olduğundan tartışmaları takip ediyorum. paylaşımlarının devamından buradaki yorumları okuduğun sonucunu çıkararak tekrar yazmak istedim, belki derdimi daha iyi anlatırım diye. yanlış bilgiler -ne kadar ‘provokatif’ olsa da- zarar verir, evet, bence de. adliye selfie’si ve yanmış beden olayları bunun örneği olabilir. ancak burada ben tecavüz var, diyorum, sen yok diyorsun. çünkü tanımlarımız farklı. ve ben benim kabul ettiğim tanımın doğru olduğunu, ortada yanlış bilgi olmadığını düşünmeye devam edeceğim. doğru derken etik açıdan doğru olan, kadına yönelik şiddeti azaltmak için yapılması gereken. yani bu olaya tecavüz demek bize zarar getirmez, tam tersine o katilin tecavüzden de ceza almasını sağlarız. kendi beyanına göre tecavüze yeltenmişken sırf kadın direndiği için o eylemi tamamlayamaması nasıl daha az ceza almasını sağlar, benim aklım almıyor. o yüzden tecavüz diyorum ve demeliyiz. yani yazına ‘şimdi sırası mıydı’ gibi duygusal bir tepki vermiyorum (sadece, diyeyim ya da), direkt yazının argümanını yanlış buluyorum.

    Reply

    • Mehmet Atakan Foça

      18 Şubat 2015 at 10:51

      Selam. Gelen eleştirilerin büyük bir kısmı söylediklerinizle aynı mantığı kurguluyordu, kimseye cevap yazmadım ama saldırganca davranmadığınız için teşekkür ederim, açıklama ihtiyacı duyuyorum. Pulitzer ödüllü gazeteci Katherine K. Lee’nin şöyle bir sözü var: “İnsanlara nedense, gerçek olmasını istedikleri veya en kötüsünü duyma arzularını doyuran söylentilere inanmak daha kolay gelir.” Benim derdim tecavüz değil. Olay, fail, mağdur bambaşka olabilirdi. Yine de savunacağım şey şu olurdu: Kesinleşmemişse bilgiyi yaymayın! Ben bu yazıyı yazdığımda hiçbir resmi kaynakta tecavüz ya da cinsel saldırıya dair bilgi yoktu, tamamen sosyal medyada söylentisiydi, hatırlatırım. Doğru tahmin, kimseyi gerçeğin savunucusu yapmaz.

      Reply

    • Mehmet Atakan Foça

      18 Şubat 2015 at 10:59

      Selam. Gelen eleştirilerin büyük bir kısmı söylediklerinizle aynı mantığı kurguluyordu, kimseye cevap yazmadım ama saldırganca davranmadığınız için teşekkür ederim, açıklama ihtiyacı duyuyorum. Pulitzer ödüllü gazeteci Katherine K. Lee’nin şöyle bir sözü var: “İnsanlara nedense, gerçek olmasını istedikleri veya en kötüsünü duyma arzularını doyuran söylentilere inanmak daha kolay gelir.” Benim derdim tecavüz değil. Olay, fail, mağdur bambaşka olabilirdi. Yine de savunacağım şey şu olurdu: Kesinleşmemişse bilgiyi yaymayın! Ben bu yazıyı yazdığımda hiçbir resmi kaynakta tecavüz ya da cinsel saldırıya dair bilgi yoktu, tamamen sosyal medyada söylentisiydi, hatırlatırım. Doğru tahmin, kimseyi gerçeğin savunucusu yapmaz.

      Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Özgeçmiş


Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. 2009'da bir yerel gazetede muhabir olarak gazeteciliğe başladı. 2011 yazında Bianet'te yaptığı stajın ardından aynı yıl Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi'nin yürütmekte olduğu Mülteci TV haber sitesinin editörlüğünü yaptı. 2013 yazında BBC Türkçe'de stajını yaparken mobil habercilik, dijital medya ve gazeteciliğin geleceği gibi konularla tanıştı ve bu alana yöneldi. Gazeteciler için dijital veriyi doğrulama teknikleri, veri gazeteciliği, gazeteciler için sosyal medya ve arama pratikleri gibi konularda araştırmalarını sürdürüyor.

Yayında!

Ekran Resmi 2015-09-10 12.36.31

Doğrulama El Kitabı CNN Türk’te

Youtube Kanalına Abone Olun